5 Milyar Dolarlık ‘Arap Süleyman’ piyangosu kimlere vurdu?

5 milyar dolar değerinde 4 bin dönüme yakın arazinin üçte bir hisse sahibi Arap Süleyman'ın mirasına ilişkin davada hazırlanan bilirkişi raporunda 700 kişinin gerçek mirasçı olduğu belirlendi.

Antalya’da kent merkezinde 5 milyar dolar değerinde 4 bin dönüme yakın arazinin üçte bir hisse sahibi Arap Süleyman’ın mirasına ilişkin dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, kendini hak sahibi gösteren 2 bin 500 kişiden 700 kadarının gerçek mirasçı olduğu belirlendi.

Antalya’nın en değerli parkları, kamu binaları ve 5 yıldızlı otellerle, spor tesisleri ve 10 bin civarında konutun bulunduğu Meltem ve Bahçelievler mahalleleri ile Konyaaltı Beach Park’ı kapsayan yaklaşık 4 bin dönümlük arazinin sahibi Arap Süleyman’ın mirasçısı olduğunu iddia eden isimler arasındaki miras davaları, ilk olarak 1880’lerde başladı. Birçok ismin kendisini mirasçı gösterdiği uzun yıllardır devam eden davalarda, hak iddia edenlerin sayısı bir dönem 2 bin 500’e kadar çıktı.

Arap Süleyman’ın soybağı belirlendi

1800’lü yılların başında vefat eden ve iki eşten 3’ü kız, 6 çocuğu olan Arap Süleyman’ın miras davalarında, Antalya 4’üncü Sulh Hukuk Mahkemesi’nin talebi üzerine İstanbul Arşiv Daire Başkanlığı bilirkişi uzmanlarınca rapor hazırlandı. Uzmanlar, Osmanlıca bütün şeriye sicilleri ve bugüne kadar çıkan tüm veraset ilamlarını inceledi.

Gerçek mirasçı 700’ün üzerinde

Tüm arşiv kayıtlarına ilişkin yapılan incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, Arap Süleyman’ın mirasçıları olarak ilk eşinden kızı Ayşe, ikinci eşinden oğulları Mehmet Ali, Osman, Hacı Necip ile kızları Zeliha ve Havva gösterildi. Raporda, bu 6 ismin soyları da belirtildi. Rapor neticesinde, gerçek mirasçı sayısının 700’ün üzerinde olduğu belirlendi. Soybağı incelemelerinin sürdüğü, net sayının bu çalışma sonrası belirleneceği bildirildi.

Arşiv memuru mirasçı olmuştu

Mirasçılar arasında Arap Süleyman’ın kızı olduğu iddia edilen iki ayrı ‘Havva’ ismi geçiyor. 1992 tarihli kararda Balbey Mahallesi’ne kayıtlı Havva’nın altsoyu mirasçı iken, bir dönem Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Hüsnü Yiğit’in açtığı dava sonucunda 2011 yılında Balbeyli Havva’nın altsoyu mirasçı listesinden çıkartılarak, kendisinin de arasında olduğu Sinan Mahallesi’ne kayıtlı Havva’nın altsoyu mirasçı kabul edildi.

Evrakta sahtecilik suçlaması

Mahkeme kararıyla Arap Süleyman’ın mirasçıları arasına giren Hüsnü Yiğit hakkında resmi evrakta sahtecilik, görevi suistimal ve dolandırıcılık gibi suçlamalarla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Bakanlıkça açılan soruşturmada, Strateji Geliştirme Başkanlığı’nda araştırmacı olarak görev yapan Hüsnü Yiğit’in, Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde çalıştığı dönemde mahkemeyi ve bilirkişiyi yanıltarak, kendisini Arap Süleyman’ın mirasçısı gösterdiği, gerçek mirasçı olmayan kişilerin dosyaya mirasçı olarak eklenmesine, gerçek mirasçıların soybağından çıkartılmasına ve birçok kişinin mağduriyetine sebep olduğuna yer verildi. Hüsnü Yiğit, resmi evrakta sahtecilik, görevi suistimal ve dolandırıcılık suçu iddialarıyla yapılan soruşturma kapsamında açılan davayla Ankara 40’ıncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen yargılanıyor.

Miras iddiasında vazgeçti

Sinan Mahallesi’ne kayıtlı Havva’nın mirasçısı olarak davada yer alan ve evrakta sahtecilikle suçlanan Hüsnü Yiğit, 2021’de Antalya’daki miras davasında ise ‘Dava neticesinde mirasıma düşecek pay olması halinde miras hakkımdan sarfı nazar ediyorum’ diyerek miras hakkından vazgeçtiğini bildirmiş, mirastan feragat ettiği için davacı sıfatı kalmamıştı.

‘Antalya Davası’ olarak biliniyor

Arap Süleyman’ın mirasçılarına yaklaşık 7 yıldır 6 avukat ve Osmanlıca uzmanlarıyla danışmanlık yaptıklarını belirten danışmanlık firması sahibi Faruk Keleş, Antalya’da Arap Süleyman’ın gerçek mirasçılarını gösteren Arşiv Daire Başkanlığı’nın bilirkişi raporunun tamamlandığını açıkladı. Gerçek mirasçıları gösteren bu bilirkişi raporuyla, ‘Antalya Davası’ olarak bilinen bu davanın artık sonuca doğru gittiğini belirten Keleş, arşivdeki görevini kötüye kullanarak ve arşiv kayıtlarını değiştirerek, uzun yıllardır kendini mirasçı olarak gösterip mahkemeyi yanıltan Hüsnü Yiğit’in de bilirkişi raporuyla sahte mirasçı olduğunun kanıtlandığını söyledi.

YORUM