Ekonomik krizle birlikte her geçen gün daha da derinleşen güven bunalımı, bu kez hukuk camiasını sarsan bir skandalla gündeme geldi. İstanbul Bağdat Caddesi’nde ofisi bulunan Avukat Mehmet Emin Özmer, iddiaya göre lüks otomobil satışı yapan bir galeriden satın aldığı yüksek segment bir cipin ödemesini gerçekleştirmedi.

 

Dahası, çekle ödeme vaadinde bulunan avukatın çekleri karşılıksız çıktı. Bu gelişme üzerine harekete geçen galeri yetkilileri, savcılığa suç duyurusunda bulundu ve icra takibi ile tutuklama talepli yasal süreç başlatıldı.

"Eski Belediye Başkanının Oğluyum" Diyerek Güven Kazandı

Kendini eski Aksaray Belediye Başkanı’nın oğlu olarak tanıttığı öne sürülen Özmer’in, bu iddiasıyla galeride güven tazelediği ve cipi hiçbir ödeme yapmadan teslim aldığı ifade edildi. İşin daha da çarpıcı boyutu ise galericinin açıklamalarıyla ortaya çıktı.

Tehdit İddiası: Mafya Bağlantılı Kişilerle Baskı Kurdu

Galeri yetkililerinin iddiasına göre, ödeme yapılmadığı gibi Özmer, durumu çözmek yerine mafyatik yöntemlere başvurdu. Galerici, tehdit ortamı yaratmak amacıyla kendisini mafya bağlantılı şahıslarla aynı masaya oturtmak suretiyle sindirilmeye çalışıldığını öne sürdü.

Adaletin Temsilcisi Güven Sarsıyor

Toplumun adalet arayışında başvurduğu hukukçuların dahi güven sarsıcı eylemlerde bulunması, kamuoyunda ciddi bir yankı uyandırdı. Özmer hakkında başlatılan yasal süreç, sadece bir alacak meselesi değil, aynı zamanda hukuk mesleğinin etik değerleri açısından da bir alarm zili niteliği taşıyor.

“Artık Kime Güveneceğiz?”

Kamuoyunda büyük tepki çeken bu olay, ekonomik darboğazın ve ahlaki çöküşün toplumun her kesimine sirayet ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yıllarca “hukukun savunucusu” kimliğiyle güven veren bir meslek grubunun içinden çıkan bu tür örnekler, “Artık kime güveneceğiz?” sorusunu gündeme taşıdı.