Bolu’nun Mudurnu ilçesinde “Peri Masalı” konseptiyle pazarlanan ve dünya basınında da yankı bulan Burj Al Babas adlı konut projesi, dolandırıcılık davasıyla yeniden gündeme geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, proje kapsamında 13 kişi hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla dava açtı. Her bir sanık için 885 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Kuveytli Yatırımcılardan 67 Milyon Dolar Giriş

2014-2018 yılları arasında yürütülen projeye, aralarında tanınmış Kuveytli iş insanlarının da bulunduğu yabancı yatırımcılardan toplam 67 milyon 180 bin dolar para girişi olduğu tespit edildi. Ancak projede kayda değer bir ilerleme sağlanamadı, hiçbir villa veya şato teslim edilmedi.

59 Yatırımcı Dolandırıldıklarını Söyledi

Projeye para yatıran 59 kişi, herhangi bir teslimat yapılmaması üzerine savcılığa başvurarak dolandırıldıklarını öne sürdü. Şikâyetlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Sanıklar Arasında Sarot Grup Yöneticileri de Var

Hazırlanan iddianamede, projeyi yürüten Sarot Grup’un yöneticileri Mehmet Emin Yerdelen, Adem Tekgöz ve Mezher Yerdelen de sanıklar arasında yer alıyor. Savcılık, bu kişilerin mal varlıklarına ve şirket hisselerine el konulmasını da talep etti.

TMSF: Tamamlanma Maliyeti 188 Milyon Doları Bulabilir

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) bağlı İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 6 Mart 2025 tarihli rapora göre, projenin mevcut haliyle tamamlanabilmesi için 162 ila 188 milyon dolar arasında bir bütçeye ihtiyaç var. Ancak incelemelerde ödeme planlarının, muhasebe kayıtlarının ve satış belgelerinin ciddi eksikler taşıdığı tespit edildi.

Savcılık: Projenin Amacı Baştan Dolandırıcılıktı

İddianamede en dikkat çeken ifadelerden biri ise şu oldu:

“Projede amaçlanan şey baştan itibaren dolandırıcılık faaliyetiydi. Projenin ticari bir başarısı hedeflenmemiş, yalnızca yatırımcıların paraları sistematik şekilde toplanarak şahsi kazanca dönüştürülmüştür.”

 NE OLMUŞTU?

Burj Al Babas projesi, 732 adet Fransız şatolarını andıran villa inşası hedefiyle yola çıkmış ve sosyal medyada “hayalet şato köyü” olarak viral olmuştu. Ancak inşaatlar durma noktasına gelmiş, şirket borçları nedeniyle 2018 yılında iflas başvurusu yapmıştı. O tarihten sonra proje kayyum denetimine geçmişti.

Kamuoyunda büyük ses getiren bu dava, Türkiye’de gayrimenkul ve yabancı yatırım ilişkilerinin denetimsizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Mahkeme süreci önümüzdeki haftalarda başlayacak.

 

Hürriyet