Alaçatı’da tanıştıkları sosyal medya fenomeni Bülent Mert’in yönlendirmesiyle, Dilan Polat Güzellik Kozmetik A.Ş. ile franchise anlaşması yapan Erdener Aktaş ve Burcu Aktaş çifti, 30 milyon TL’ye yakın bir zarara uğradıklarını öne sürerek Polat ailesinden ve onlarla birlikte hareket eden isimlerden şikayetçi oldu. Savcılığa sunulan dilekçede, şüphelilerin sistemli ve organize şekilde “nitelikli dolandırıcılık” suçu işlediği, fatura düzenlenmeden alınan yüksek meblağlı paraların MASAK raporlarıyla örtüşecek biçimde vergi kaçırma amacı taşıdığı belirtildi.

Alaçatı’da Başlayan Bir Tuzağın Hikâyesi: Bülent Mert’in Rolü

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan suç duyurusuna göre, tekstil sektöründe faaliyet gösteren iş insanları Erdener ve Burcu Aktaş çifti, 2023 yazında Alaçatı’da bir sponsorluk etkinliği için bulundukları sırada sosyal medya fenomeni Bülent Mert ile tanıştı. Ancak bu tanışma, çiftin iş hayatını yerle bir edecek sürecin başlangıcı oldu.

Bülent Mert, çiftle yaptığı sohbetlerde kendisini “Polat ailesiyle çalışan” biri olarak tanıttı. Türkiye'nin en çok konuşulan fenomen çifti Dilan ve Engin Polat’ın sahibi olduğu Dilan Polat Güzellik Kozmetik A.Ş. şirketinden 100'e yakın şube açıldığını, her bir şubenin yüksek kâr marjıyla çalıştığını ve bu sistemin kendisine büyük gelir sağladığını iddia etti.

“Polatlarla sizi tanıştırayım, çok kazanırsınız”

Mert, iddialara göre Aktaş çiftine “isterlerse Polat ailesiyle tanıştırabileceğini ve isim hakkı (franchise) görüşmelerine aracılık edebileceğini” söyledi. Bu öneri üzerine heyecanlanan müvekkiller, sosyal medyada milyonlarca takipçiye ulaşan Dilan Polat’a duydukları güvenle görüşmelere başladı.

Kısa sürede anlaşma sağlandı. Ancak süreç, baştan itibaren hukukçulara göre ciddi soru işaretleriyle doluydu. Toplamda 18 milyon TL değerinde bir isim hakkı anlaşması yapıldı. Bu bedelin bir kısmı nakit, bir kısmı çek, bir kısmı ise taşınmaz devriyle ödendi. Müvekkil Erdener Aktaş’ın iddiasına göre, çekler Polat ailesinin yönlendirmesiyle Engin Polat’ın babası adına düzenlendi. Üstelik taraflar, vergiden kaçınmak için fatura düzenlemedi, kayıt dışı işlem yaptı.

Çekler var, fatura yok: Vergisiz ticaretin ilk adımı

Dilekçede yer alan iddialara göre, çekleri teslim alan Polat çifti “çeklerin faturasız olmasını” istedi ve hiçbir KDV veya resmi belge sunmadı. Tüm bu süreçte aracı olan Bülent Mert’in de 500.000 TL “komisyon” aldığı öne sürüldü. Bu detay, savcılık dilekçesinde özellikle organize suç şüphesine işaret eden önemli bir unsur olarak sunuldu.

 Bülent Mert sadece tanıştırmadı, planın parçası mıydı?

Suç duyurusunda, Bülent Mert’in yalnızca tanıştırıcı değil, sistematik dolandırıcılık faaliyetinin bir parçası olduğu iddia ediliyor. Müvekkillerin anlatımına göre Mert, birçok kişiyi Polat ailesine yönlendirerek her açılan şubeden komisyon aldı ve güven ilişkisini suiistimal etti.

 Bir dolandırıcılığın kapısı Alaçatı’da açıldı

O dönem için yalnızca "başarılı bir ticari bağlantı" gibi görünen bu ilişki, ilerleyen aylarda zincirleme bir finansal çöküşe ve iflasa neden oldu. Alaçatı’da başlayan bu “tanışma”, bugün Türkiye’nin en tartışmalı fenomen çiftlerinden birine açılmış nitelikli dolandırıcılık ve vergi usulsüzlüğü soruşturmasının temel taşlarından biri haline geldi.

18 Milyonluk Franchise, İki Ayrı Sözleşme, Faturasız Tahsilat

Aktaş çiftinin suç duyurusunda yer verdiği ikinci büyük skandal, Polat ailesiyle imzalanan iki farklı franchise sözleşmesi oldu. Bu durum, sıradan bir ticari uyuşmazlık değil; doğrudan vergi kaçakçılığı ve resmi evrakta hile iddialarını gündeme getirdi. Belgelerdeki çelişkiler, sürecin baştan itibaren bilinçli olarak kurgulandığını ortaya koyuyor.

İki Sözleşme, İki Gerçek

Dilan Polat Güzellik Kozmetik A.Ş. ile Aryanaz Tekstil Ltd. Şti. arasında yapılan franchise anlaşmasına dair iki ayrı sözleşme bulunuyor:

  1. İlk sözleşme, yaklaşık 30 sayfalık, tüm ödeme kalemlerini, vadeleri ve yükümlülükleri kapsayan detaylı bir metin. Ancak bu sözleşmenin ne müvekkillerde ne de kayyımda örneği bulunmuyor.

  2. İkinci sözleşme, yalnızca 10 sayfa uzunluğunda ve şube bedeli dâhil hiçbir finansal bilgi içermiyor. Kayyıma sunulan da bu eksik sözleşme.

Bu durum, dilekçeye göre yalnızca bir ihmal değil; bilinçli olarak vergiden kaçınma ve resmi kayıtları manipüle etme amacının göstergesi.

❝İki ayrı sözleşmenin varlığı, elden alınan milyonlarca liranın faturalandırılmaması ve vergi dışına çıkarılması için yapılmıştır. Bu da açıkça VUK m.359 kapsamında suç teşkil eder.❞
– Av. Serdar Gür (Dilekçeden)

 Faturasız 11.850.000 TL Tahsilat: “Kullanmayacağız, bize elden verin”

Polat ailesinin franchise bedeli olarak aldığı toplam 18 milyon TL’nin;

  • 8.850.000 TL’si çek,

  • 3.000.000 TL’si elden nakit,

  • kalanı ise taşınmaz devri ile ödenmiş.

Ancak ne bu ödemelere dair bir fatura kesilmiş ne de kayıt altına alınmış. Şikayet dilekçesine göre Dilan ve Engin Polat, çeklerin resmiyete yansımamasını özellikle istemiş, “çekleri ciro ettirerek Elden tahsil edeceğiz, fatura kesmeyiz” demiştir.

Bu çeklerin, müvekkil şirket üzerinden değil, Erdener Aktaş’ın şahsi cirosuyla verilmiş olması da dikkat çekiyor. Yani resmi ilişki gizlenmiş, şahsi bir ödeme gibi gösterilerek izler örtülmeye çalışılmış.

 Ticari Kayıp, İtibar Felaketi

18 milyon TL’lik yatırım karşılığında müvekkillere ne cihaz gönderilmiş ne şube açılmış ne de eğitim verilmiş. Ancak paralar tahsil edilmiş. Bu süreçte Aryanaz Tekstil Ltd. Şti., şubenin açılacağı binada 15 milyon TL’lik tadilat yaptırdı. Bu da zararı katladı.

Tüm bu süreç, yalnızca maddi değil aynı zamanda ticari ve mesleki bir çöküş yarattı. Aktaş ailesi, konkordato ilan etmek zorunda kaldı. Çekler icraya verildi, araçlarına haciz kondu.

 Tanıklar ve Deliller: Kübra Ayazlar ve WhatsApp Yazışmaları

Dilekçeye göre Arnavutköy şubesinin sahibi Kübra Ayazlar da benzer biçimde dolandırıldığını beyan etti. Kendisi aynı zamanda sosyal medya fenomeni. O da Polat ailesinden cihaz alamadığını, elden ödeme yaptığını ve sözleşmelerin farklı olduğunu doğruluyor.

WhatsApp konuşmalarında da Polat ailesinin, şube sahiplerinden para toplamaya devam ettiği, hatta “vergi müfettişine elden verilenleri söylemeyin” dediği öne sürülüyor.

Vergisiz Mülk, MASAK Raporu, Cezaevinden Tahsilat: Polatların İzini Kim Sildi?

Polat ailesine yöneltilen suçlamalar yalnızca sahte vaatler, cihaz teslim etmemek ya da franchise sözleşmeleriyle sınırlı değil. Asıl büyük resim, vergi kaçırmak için çeklerin başka isimler üzerine düzenlenmesi, taşınmaz alım-satımıyla para aklama ve MASAK raporlarında adı geçen yapıların sistemli çalıştığı yönündeki iddialarla tamamlanıyor.

Çeklerle Satın Alınan Dükkan: “Adrese Teslim Dolandırıcılık”

Müvekkillerin verdikleri yüksek bedelli çekler, Dilan ve Engin Polat tarafından hiçbir hizmet sunulmaksızın tahsil edildi. Ama mesele burada bitmedi.

  • Bu çeklerin bir kısmı, Engin Polat’ın babası Sezgin Polat adına ciro edildi.

  • Çekler, Sultanbeyli'de bir taşınmazın alımında kullanıldı.

  • Taşınmazın bedeli 30-35 milyon TL olmasına rağmen tapuya yalnızca 8-10 milyon TL beyan edilerek işleme alındı.

Bu işlemle hem müvekkiller dolandırılmış hem de devletten milyonlarca liralık vergi kaçırılmıştır.

❝Gerçek taşınmaz değerleri tapu kayıtlarında gizlenmiş, kalan tutar çeklerle kapatılmıştır. Bu çeklerin müvekkillerin cirosu olması nedeniyle mağdurlar, icraya verilmiştir.❞
– Dilekçeden

 MASAK Raporu ve Ters Dönen Tablolar

Polat ailesi hakkında devam eden yargılamalarda ilk MASAK raporunda franchise şubelerine dair olumsuz bir bulgu yer almıyordu. Bu nedenle müvekkiller umutlanarak şirketlerine ait varlıkları ipotek gösterip bankalardan kredi çektiler.

Ancak ikinci MASAK raporu tam bir yıkım getirdi:

  • Raporda, Polatlarla ticari ilişkisi olan herkese yönelik banka hesaplarına bloke konulması istendi.

  • Merkez Bankası talimatıyla Aryanaz Tekstil Ltd. Şti.'nin tüm hesapları donduruldu.

  • Bunun sonucunda şirket konkordato ilan etmek zorunda kaldı.

Cezaevinden Yönetilen “Tahsilat” Operasyonu

Polat ailesi tutuklandıktan sonra şube sahiplerine haber göndererek, “şubelerinizi açık tutun, çıkınca tüm zararınızı karşılayacağız” dediler. Ancak o süreçte;

  • Verilen çekler tahsil edilmeye devam etti.

  • Çeklerden doğan borçlar nedeniyle müvekkiller icraya verildi.

  • Müvekkil Erdener Aktaş’ın aracı, trafikteyken hacizli olduğu gerekçesiyle bağlandı.

Polatlar cezaevinden tahliye olduktan sonra müvekkillere ödeme yapacaklarını söyleyerek konkordato kaldırttı, ardından bir daha ulaşılmadı.

 1 Milyon TL'lik "Masraf Avansı": Ajansa mı, Klip mi?

Bir başka dikkat çeken iddia ise, Avukat Sevinç Horoz’un hesabında toplanan yaklaşık 1 milyon TL.

Dilan Polat'ın WhatsApp grubunda “hakkımızdaki haberleri sildirmek için ajansa para toplanıyor” dediği bu paraların;

  • Hiçbir fatura ya da makbuzla açıklanmadığı,

  • Ardından Dilan Polat’ın "Hokkabaz" isimli yeni şarkısının lansmanının yapıldığı tespit edildi.

Dermavise Operasyonu: Kayyımdan Kaçış ve Yeni Kurulan Şirketle Yola Devam

Polat ailesine yönelik dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı iddiaları büyüdükçe, şubeler iflas ederken onlar ticari faaliyetlerini durdurmadı. Aksine, yeni bir şirketle yola devam ettiler.
Dilan Polat A.Ş.’ye kayyım atanmasının hemen ardından sosyal medya reklamlarında yeni bir marka ön plana çıkmaya başladı: Dermavise Güzellik ve Kozmetik A.Ş.

 Aynı Ürün, Farklı Etiket: Dermavise ile Temize Çıkma Çabası

Dilan Polat A.Ş.'nin yargı sürecine girmesiyle birlikte:

  • Instagram’da Dilan Polat’ın şahsi hesabından sürekli Dermavise reklamları yapılmaya başlandı.

  • Kamuoyunda adı geçen, haklarında soruşturma bulunan ürünler ve sistemler bir anda yeni bir marka altında pazarlanmaya başladı.

  • Bu reklamlar sayesinde dikkat çekmeden, doğrudan Polatlara yakın bazı şube sahipleriyle çalışmaya devam ettiler.

❝Kayyım kontrolündeki şirket yerine, yeni kurulan şirketle çalışmayı tercih ettiler. Dilan Polat A.Ş.'nin ürünleri kötülenerek, herkes Dermavise'e yönlendirildi.❞
– Suç duyurusu dilekçesinden

 Franchise Şubeleri Kaderine Terk Edildi

Dilan Polat A.Ş. ile franchise anlaşması yapan onlarca şube sahibinden bazıları:

  • Kayyım nedeniyle ürün temininde zorluk yaşadı.

  • Polat ailesi bu mağduriyete rağmen hiçbir müdahalede bulunmadı.

  • Aksine, Dermavise markasına yönlendirmeler yapıldı.

Bu durum da gösterdi ki: şube sahiplerinin zararları gözetilmemiş, adeta tasfiye sürecine terk edilmişlerdir.

Şirketten Şirkete Para Aktarımı mı?

Yeni şirket Dermavise, yalnızca faaliyet için değil, önceki zararın izlerini silmek için de kullanılmış olabilir.

  • Dermavise üzerinden devam eden ürün satışı, Dilan Polat A.Ş.’deki gelirlerin yönlendirildiği şüphesini doğurdu.

  • Bu yapı, kayyım kontrolünden çıkmak, MASAK blokajlarını aşmak ve gelirleri yeniden yönetebilmek için bir “arka kapı şirket modeli” olarak tanımlanıyor.

  • Sosyal medyada yapılan tüm tanıtımlar da Dilan Polat’ın kendi sayfasından yapıldığı için bağımsız değil, doğrudan bağlantılı bir şirket olduğu düşünülüyor.

 Mağdur Şubeler, Tüketici Hakem Heyeti ve Geri Dönüşler

130’a yakın şubeden:

  • Pek çok şube sahibi büyük zararlar nedeniyle şubelerini kapattı.

  • Bazı müşteriler ürünlerden dolayı Tüketici Hakem Heyetlerine binlerce başvuru yaptı.

  • Müvekkillerin işlettiği tek şube ise tüm müşteri zararlarını kendi imkanlarıyla karşıladı ama Polat ailesinden tek kuruş tahsil edemedi.

 Sonuç: Ticareti Bitirdiler Ama Kendileri Devam Ediyor

Polat ailesi;

  • Ticareti iflasa sürükledi,

  • Franchise sözleşmelerinin yükümlülüklerini yerine getirmedi,

  • Kayyım sonrası “biz değiliz” diyerek Dermavise A.Ş. üzerinden yollarına devam etti.

Müvekkiller ve diğer mağdurlar için bu durum yalnızca maddi değil, mesleki, psikolojik ve hukuki bir yıkım anlamına geliyor.
Öyle ki, Dilan Polat A.Ş.’ye kayyım atanması bile onların sistematik planlarını durdurmaya yetmedi.

 

Engin Polat’ın “2 Haftada Ödeyeceğim” Vaadi ve Konkordato Kaldırılması

Engin Polat’ın cezaevinden tahliye olmasının ardından, müvekkillerle iletişime geçerek;

  • “Borçlarımızı ödeyeceğiz, bir iki hafta içinde her şeyi düzelteceğiz” sözünü vermiştir.

  • Bu sözler üzerine müvekkiller, daha önce ilan ettikleri konkordatoyu kaldırmıştır.

 Ancak Sözler Boş Çıktı

  • Konkordatonun kaldırılmasının ardından müvekkillerin üzerindeki haciz ve icra işlemleri hızlanmış,

  • Hatta müvekkil Erdener Aktaş’ın trafikte seyir halindeyken araçlarına haciz uygulanmış, araç bağlanmıştır.

  • Bu durum hem maddi hem manevi açıdan mağdurlara ağır zararlar vermiştir.

 Engin Polat’ın Verdiği Sözler Boş

  • Müvekkillerle kurulan iletişim kısa sürdü.

  • Polat ailesi vaatlerini yerine getirmedi, borçları ödemedi.

  • Mağdurlar adeta borç batağına sürüklendi.

  • Diğer şubelerle görüştüğünde de aynı oyalama ve aldatma taktiklerinin sürdüğü öğrenildi.

Şubeler Kendi Hallerine Bırakıldı

  • Borçlu şube sahipleri;

    • Banka hesaplarını kaybetti,

    • Kredi kartlarını iptal oldu,

    • Çek geçerlilikleri sona erdi,

    • Ticari itibarları zedelendi.

  • Polat ailesi ise bu durumu diğer şube sahiplerinden gizledi.

 İletişim Kesildi, Mağdurlar Yalnız Kaldı

  • Aralık ve Ocak aylarında Engin Polat’a ulaşım kesildi.

  • Müvekkil Erdener Aktaş, Beyaz İnşaat yetkilileri ve Sezgin Polat ile görüşmeler yapmaya çalıştı ancak sonuç alınamadı.

  • Polat ailesi tüm iletişim kanallarını kapattı, mağdurları yalnız bıraktı.

Engin Polat’ın cezaevinden çıktıktan sonra verdiği ödeme ve destek sözleri, sadece mağdurları oyalamak için yapılan kasıtlı ve sistematik bir dolandırıcılık hareketidir.
Bu sözlerin ardından konkordatonun kaldırılması, müvekkillerin durumunu daha da kötüleştirmiştir.
Şimdi müvekkiller, hukuki yollardan bu vaadlerin takibini yapmakta ve zararın tazmini için dava sürecini sürdürmektedir.

Polat Ailesinin Sosyal Medya Fenomenleri ve Komisyon Sistemiyle Şube Açtırma Yöntemi

Polat ailesi, franchise şube açtırma sürecinde;

  • Sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yeni yatırımcılar bulmayı sistematik hale getirmiştir.

  • Bu yöntemle yaklaşık 130 şubeye ulaşılmış ve yüksek tutarlarda isim hakkı bedeli tahsil edilmiştir.

 Fenomen Bülent Mert ve Komisyon Sistemi

  • Fenomen Bülent Mert, Polat ailesi adına yeni şube açacak kişileri yönlendirmiş,

  • Her başarılı yönlendirme karşılığında 500.000 TL’ye varan komisyonlar almıştır.

  • Bu durum, Polat ailesinin dolandırıcılık şemasına doğrudan katkı sağlamıştır.

 Çok Sayıda Mağdur ve Başvurular

  • Franchise sisteminden zarar gören çok sayıda kişi, yaşadıkları mağduriyet sebebiyle Tüketici Hakem Heyetlerine başvurmuştur.

  • Dilan Polat A.Ş.’nin şubeleri adına binlerce şikâyet ve dava dosyası bulunmaktadır.

  • Müvekkiller, mağdur olan tüm şube sahiplerinin zararlarını üstlenen tek şube olmasına rağmen, Polat ailesinden hiçbir tazminat alamamıştır.

Kayyım ve Yeni Şirket Dermavise

  • Polat ailesi, yargı süreci ve kayyım atanmasına rağmen ticari faaliyetlerini Dermavise Güzellik ve Kozmetik A.Ş. üzerinden sürdürmüştür.

  • Bu şirket, Polat ailesinin gelirlerini gizlemek ve yasal takibe takılmamak için bir araç olarak kullanılmıştır.

  • Kayyım kontrolündeki Dilan Polat A.Ş.’nin şubelerini kaderine terk etmişlerdir.

Hukuki Süreç ve Beklentiler

  • Polat ailesi ve sosyal medya fenomenleri hakkında nitelikli dolandırıcılık ve vergi usulsüzlüğü kapsamında soruşturma ve yargı süreçleri devam etmektedir.

  • Müvekkiller, sadece maddi değil, aynı zamanda itibar kaybı ve psikolojik zararlarının da tazmin edilmesini talep etmektedir.

 

MASAK Raporları, Banka Blokeleri ve Konkordato Süreci

MASAK Raporlarının Etkileri

  • Polat ailesi hakkında hazırlanan MASAK raporları sonucunda,

  • Polat ailesiyle ticari ilişki içinde olan tüm kişiler ve şirketlerin banka hesaplarına blokaj konulması talep edilmiştir.

  • Merkez Bankası'nın da talimatıyla müvekkillerin tüm banka hesapları bloke edilmiştir.

 Konkordato İlanı

  • Bu blokajlar sebebiyle, müvekkil şirket Aryanaz Tekstil Ltd. Şti. konkordato ilan etmek zorunda kalmıştır.

  • Polat ailesinin ticari faaliyetleri ve ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirketin ticari hayatı ciddi şekilde etkilenmiştir.

 “Masraf Avansı” Adı Altında Para Toplama ve Şeffaflık Eksikliği

  • Dilan Polat cezaevinden tahliye olduktan sonra, şubelerden “masraf avansı” adı altında yaklaşık 1 milyon TL toplanmıştır.

  • Bu paranın ne amaçla toplandığı ve nasıl kullanıldığına dair net bir açıklama veya belge bulunmamaktadır.

  • Av. Sevinç Horoz’a ait banka hesapları ve serbest meslek makbuzlarının detaylı incelenmesi talep edilmektedir.

Lansman ve Reklam Gelirleri İddiası

  • Toplanan paranın ardından Dilan Polat, 19 Ekim'de yeni şarkısı “Hokkabaz” adlı eserini QUEEN adlı mekanda lansmanla tanıtmıştır.

  • Bu paranın lansman ve reklam işlerinde kullanılmış olma ihtimali üzerine detaylı inceleme istenmektedir.

Engin Polat’ın Tahliyesi ve Müvekkillerle İletişim Süreci

Engin Polat’ın Tahliyesi Sonrası İletişim

  • Engin Polat cezaevinden tahliye olduktan sonra, müvekkil Erdener Aktaş ile iletişime geçmiştir.

  • Müvekkillere borçlarını ödeyeceğine dair güvence vermiş, diğer şubelerde sorun olmadığını belirtmiştir.

  • Ticaret hayatına devam edeceklerini ve kısa sürede zararı gidereceklerini söylemiştir.

  • Bu vaatler üzerine müvekkiller, konkordatoyu kaldırmıştır.

 Vaadlerin Yerine Getirilmemesi ve Sorunların Artması

  • Konkordatonun kalkmasıyla müvekkillerin üzerine haciz ve icra işlemleri başlamıştır.

  • Müvekkil Erdener Aktaş’ın aracına bile haciz gelmiş, maddi ve manevi zararlar devam etmiştir.

  • Engin Polat ve ailesi vaatlerini yerine getirmemiş, müvekkiller borç batağına sürüklenmiştir.

 Diğer Şubelerde Benzer Mağduriyetler

  • Müvekkiller, diğer şubelerle iletişimde benzer oyalama ve dolandırıcılık uygulamalarının yaşandığını öğrenmiştir.

  • Polat ailesi, diğer şubelerin de mağdur olduğunu belirtip yalnızca kendi şubelerinin sorunlu olduğunu iddia etmiştir.

  • Borçlu şube sahipleri hesaplarını, kredi kartlarını ve çek geçerliliklerini kaybetmiştir.

  • Polat ailesi, cezaevinde ve tahliye sonrası müvekkillerle iletişimi tamamen kesmiştir.

 

Franchise Şube Açılışları ve Komisyon İddiaları

  • Polat ailesi, sosyal medya fenomeni Bülent Mert gibi kişilerle iletişim kurarak, şube açacak kişileri yönlendirmelerini sağlamıştır.

  • Bu yönlendirmeler karşılığında 500.000 TL komisyon vereceklerini vaat etmişlerdir.

  • Bu sayede yaklaşık 130 şubeye ulaşılmıştır.

 Şube Sahiplerinin Mağduriyeti

  • Birçok şube sahibi Polat ailesinin vaatleri yüzünden şubesini kapatmak zorunda kalmıştır.

  • Tüketici Hakem Heyetleri’ne, Dilan Polat A.Ş. ile ilgili olarak binlerce şikayet başvurusu yapılmıştır.

  • Müvekkiller, Polat ailesinden zararlarının karşılanmasını talep etmesine rağmen sonuç alamamıştır.

 Yeni Şirket Kurulması ve Ticari Faaliyetlerin Devamı

  • Polat ailesi, Dilan Polat A.Ş.'ye kayyım atanması ve hesapların kontrol edilememesi durumunu fırsat bilerek,

  • Instagram’da sıkça reklamını yaptıkları Dermavise Güzellik ve Kozmetik A.Ş. adlı yeni bir şirket kurmuştur.

  • Maddi durumu iyi olan ve borçlu olmayan bazı şube sahipleriyle diyalog kurarak, bu şirket üzerinden ticari faaliyetlerine devam etmektedirler.

 Franchise Şubelerine Yönelik Yönlendirme

  • Kayyım denetimindeki Dilan Polat A.Ş.’ye ait ürünler kötülenmiş ve şube sahipleri Dermavise A.Ş.’den ürün almaya zorlanmıştır.

  • Polat ailesi, böylece hem kayyım denetiminden kaçmakta hem de yeni gelir kapısı oluşturmakta,

  • Franchise şubelerini kaderine terk ederek kendi ticari faaliyetlerine devam etmektedir.

MASAK Raporları, Ceza ve Suçlamalar

  • Kamuoyunda ortaya çıkan MASAK raporları sonucu, şüpheliler hakkında kara para aklama, yasa dışı kozmetik ürünü ticareti ve sahte fatura düzenleme suçlarına ilişkin çok sayıda soruşturma başlatılmıştır.

  • Şüpheliler tutuklanmış olmasına rağmen, bu süreçler müvekkillere gizlenmiş ve “bizim işimizde sorun yok” denilerek ödemeler tahsil edilmeye devam etmiştir.

Cezaevinde ve Tahliye Sonrası Faaliyetler

  • Cezaevinde dahi çek tahsilatı yapılmış, tahliye sonrası ise müvekkillere hiçbir açıklama yapılmamış ve iletişim kesilmiştir.

  • Bu durum, dolandırıcılık kastının sürekli olduğunu göstermektedir.

Sistematik Dolandırıcılık

  • Olay tesadüf ya da ticari başarısızlık değil, sistematik ve organize dolandırıcılıktır.

  • Franchise görüntüsü verilmiş ancak gerçek anlamda hiçbir sistem kurulmamıştır.

  • Ürün teslim edilmemiş, şube açılmamış, müvekkiller zarara uğratılmıştır.

Hile ve Aldatma

  • Hile sadece yalan beyanda bulunmakla değil, söz verilen ticari yapının kurulmamamasıyla da gerçekleşmiştir.

  • Polat çiftinin hiçbir yükümlülüğü yerine getirmemesi doğrudan dolandırıcılık suçu oluşturur.

  • Şüpheliler dürüst davranmamış, cezaevindeyken bile tahsilat yapmış, sonrasında müvekkilleri tamamen iletişimsiz bırakmıştır.

Organize Yapı ve Hukuki Değerlendirme

  • Şüpheliler, bilinçli şekilde aldatma, yanıltma ve bilgi gizleme yoluyla müvekkilleri dolandırmıştır.

  • Bu tür organize dolandırıcılık yapıları hem özel hukuk hem de ceza hukuku kapsamındadır.

  • Polat ailesinin eylemleri, sadece maddi değil ticari itibar açısından da müvekkilleri derinden etkilemiştir.

Hukuki Sorumluluk ve Suç Unsurları

  • Olayda sadece Dilan ve Engin Polat değil,

    • Çekleri elinde bulunduran ve ticari faaliyetleri hukuka aykırı devam ettiren Sezgin Polat,

    • Şüphelilerin dolandırıcılık eylemlerine 500.000 TL komisyonla iştirak eden sosyal medya fenomeni Bülent Mert de sorumludur.

Talepler

  • Sözleşmelerdeki usulsüzlüklerin, vergi kaçırma amaçlarının, sahte faturaların ve diğer suç unsurlarının tespiti için gerekli incelemeler yapılmalıdır.

  • Tanık Kübra Ayazlar ve diğer mağdurların beyanlarının değerlendirilmesi önemlidir.

  • Banka hesapları, hesap hareketleri ve serbest meslek makbuzları incelenerek şüphelilerin mali durumları ve suç bağlantıları ortaya çıkarılmalıdır.

Polat Ailesinin Şube Sahiplerine Yönelik Tavrı ve İletişim

  • Polat ailesi cezaevindeyken bile şube sahiplerine şubelerini açık tutmaları talimatını vermiştir.

  • Tahliye sonrası Av. Sevinç Horoz aracılığıyla şubelerden yaklaşık 1 milyon TL “masraf avansı” adı altında toplanmıştır.

  • Toplanan bu paranın ne amaçla kullanıldığı, makbuz ve banka hesap hareketleriyle birlikte incelenmelidir.

  • Aynı dönemde Dilan Polat yeni şarkısı “Hokkabaz”ın lansmanını yapmış ve toplanan paranın reklam ve lansman harcamalarında kullanılmış olma ihtimali vardır.

Müvekkillerle İletişim ve Vaadlerin Yerine Getirilmemesi

  • Engin Polat cezaevinden tahliye olduktan sonra müvekkil Erdener Aktaş ile görüşmüş, borçları ödeyeceği ve ticarete devam edeceği yönünde söz vermiştir.

  • Bu sözler üzerine müvekkiller konkordatoyu kaldırmış, ancak söz verilen destek sağlanmamıştır.

  • Konkordatonun kaldırılması sonrası müvekkillerin üzerine haciz işlemleri başlamış, maddi ve manevi zararlar artmıştır.

  • Polat ailesi, diğer şube sahiplerine de benzer şekilde mağduriyet yaşatmış, borçlu oldukları kişilerle iletişimi kesmiştir.

  • Aralık ve Ocak aylarında Sezgin Polat, müvekkil ile görüşüp borçları yeniden yapılandırmaya çalışmış, ancak müvekkiller bu girişimi reddetmiştir.

Polat Ailesi ve Şube Açtırma Stratejisi

 

  • Polat ailesi, sosyal medya fenomeni Bülent Mert gibi kişilerle iletişime geçerek yeni şube açacakları kişileri yönlendirmiştir.

  • Bu kişilere, şube açılışında 500.000 TL komisyon verileceği vaadinde bulunulmuştur.

  • Böylece yaklaşık 130 şubeye ulaşılmıştır.

  • Birçok şube sahibi Polat ailesinin vaatleri ve zararları nedeniyle şubesini kapatmak zorunda kalmıştır.

  • Tüketici hakem heyetlerine Dilan Polat A.Ş. şubeleri hakkında binlerce başvuru yapılmıştır.

  • Müvekkiller, tüm müşterilerin zararlarını karşılayan tek şube olmasına rağmen Polat ailesinden zararlarının tahsilini gerçekleştirememiştir.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda detaylarıyla ortaya konulan somut olayda, şüpheliler Dilan ve Engin Polat ile diğer iştirakçilerin, müvekkillerimizi nitelikli dolandırıcılık suretiyle hem maddi hem de manevi olarak büyük zarara uğrattıkları açıktır. Şüpheliler, franchise sistemi kisvesi altında yüzlerce kişiyi aldatmış, vaat ettikleri ticari yapıyı kurmamış, sözleşmeye aykırı hareket etmiş ve vergisel yükümlülüklerini ihlal ederek vergi usulsüzlüğü suçunu da işlemişlerdir. Müvekkillerimizin uğradığı zararların tazmini ve benzer mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla; Şüpheliler hakkında TCK’nın 158. maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine aykırılık nedeniyle gerekli cezai işlemlerin yapılması için, İlgili tüm delillerin toplanarak, hesap hareketlerinin, tapu kayıtlarının ve ticari işlemlerin detaylı incelemeye alınması için, Suç ortaklarının ve olayla bağlantılı diğer kişilerin tespit edilerek yargılamaya dahil edilmesi için, gereğinin yapılmasını ve kamu adına şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını saygıyla arz ve talep ederiz. diyerek şikayet dilekçesini sonlandırdı.