Geçtiğimiz günlerde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'nden çıkan bir kararla, ailenin Levent’te bulunan ve değeri 120 milyon TL olarak belirlenen villası mahkeme kararıyla satışa çıkarıldı. Bu gelişme, aile içindeki anlaşmazlıkların geldiği noktayı gözler önüne serdi.
45 Taşınmaz ve İki Kömür Ocağının Gölgesinde Bir Aile Krizi
Medyaradar'dan Ercan Öztürk'ün haberine göre, Koçarslan ailesinin bu noktaya gelişi öyle bir anda olmadı. 1933 yılında Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde doğan Hasan Fikri Koçarslan, iş hayatına ceviz, peynir ve kömür ticaretiyle atıldı. Yıllar içinde elde ettiği büyük servetle İstanbul’un ve Türkiye’nin dört bir yanında gayrimenkuller, işletmeler ve kömür ocakları sahibi oldu.
Vefatından sonra geriye tam 45 taşınmaz, iki kömür ocağı, Kıbrıs Girne’de tatil köyü ve bir bardak su fabrikası kaldı. Ancak ardında bıraktığı mal varlığı, çocuklarını birbirine düşürdü.
Kardeş Kardeşe Düşman Oldu
Mehmet Koçarslan’ın kardeşleri İbrahim Koçarslan ve Nihat Koçarslan, bir süredir miras paylaşımı yüzünden davalık. Anlaşmazlıkların en çarpıcısı ise Levent’teki bahçeli villanın paylaşımı konusunda yaşandı.
Mahkemeye sunulan bilgiler, evin yalnızca yüzde 70’inin tamamlandığını, kaba inşaat halinde olduğunu ve müştemilat alanlarının yıkılmış olduğunu gösteriyor. Yani, bu sadece bir taşınmaz değil, içinde yarım kalan bir hikâyenin sembolü.
2023 yılında bir başka davada ise ailede tansiyon daha da yükseldi. İbrahim Koçarslan, kız kardeşi Melahat Koçarslan’ın yaşlı annelerini gizlice kayda alarak hukuka aykırı şekilde delil üretmeye çalıştığını iddia etti. Karşılıklı suçlamalar, savcılığa yapılan şikâyetler ve akıl sağlığı iddiaları, aile içi çatışmanın sadece ekonomik değil, duygusal ve hukuki boyutunun da ne kadar derin olduğunu ortaya koydu.
Aileden Geriye Ne Kalır?
Tüm bu yaşananlar akıllara şu soruyu getiriyor: Büyük bir servet gerçekten bir aileyi ayakta tutar mı, yoksa içten içe yıkar mı?
Miras, sadece taşınmazların, paraların paylaşımı değildir. Aynı zamanda sevgi, güven ve ortak geçmişin de paylaşıldığı hassas bir dengedir. Bu denge bir kez bozulduğunda, geriye sadece dava dosyaları, yıkık duvarlar ve bir zamanlar aynı sofrada oturan ama şimdi birbirini mahkemede gören kardeşler kalır.
Koçarslan ailesinde yaşanan bu trajik süreç, sosyetenin görkemli yüzünün ardındaki kırılgan yapıyı da bir kez daha ortaya koyuyor. Belki de asıl miras, birlikti; ama o, milyonlarca liranın gölgesinde kayboldu.