Huzur Giyim fena karıştı

Bu sabah Ümraniye Savcılığı’na başvuracak olan Abdullah Gençal, dilekçesinde 1991 yılında yüzde 23 hissesine sahip olduğu Huzur Giyim San. ve Tic. AŞ’den ayrılmaya zorlandığını, ve hakkı olan l milyon 276 bin doların 551 dolarının ödenmediğini iddia ediyor. Gençal, babasının tüm hisseleri abilerine devrettiğini, hakkını istediğinde ise abileri tarafından ölümle tehdit edildiğini de ekliyor.

Konuyla ilgili görüştüğümüz Abdullah Gençal şöyle konuştu: “1991’de Huzur Giyim’de yöneticiyken, şöhretli kişilerle beraber olmam (Ebru Gündeş) ve özel yaşamımla ailemin sözde mutaassıp yapısına uygun hareket etmediğim gerekçesiyle abilerim ve babam ‘Seni istemiyoruz. Şirketimize zarar veriyorsun’ deyip ayrılmamı istediler. İmza verip ayrıldım. ‘Kendini düzeltir, 5 vakit namaz kılarsan seni tekrar alırız’ dediler. 3 yıl önce Bodrum’da yanımda üstsüz güneşlenen bir hanımla (Sevda Karababa) fotoğraflarım çıktı. Fotoğrafların ardından bütün gazetelere yarımşar sayfa ‘Bizimle alakası yoktur’ diye ilanlar verdiler. Neredeyse soyadımdan utandılar. Ben de hakkım olan parayı verin diye isyan ettim. Babam da bunun üzerine tüm hisselerimi abilerime devretti. Geçen gün gittim, hakkım olan 551 bin doları istedim. Abilerim ‘Bugüne kadar senin kafanı gözünü kırmadığımıza, kafana sıktırmadığımıza pişmanız, bizi rezil ettin. Sana ödeyecek paramız yok’ deyince ben de mahkemeye başvurmaya karar verdim.”

Babamın da dostu var
“Ben de İmam Hatip Mezunu’yum. İslamiyetin ne olduğunu biliyorum. İslamiyet zorlamak değil, sevdirmektir. Şu anda babam 6 çocuk sahibi ve yarı yaşında dostu var. Ona dünya kadar para harcamayı legal buluyor. Abilerim Paris’te, Almanya’da gecesine 1500 euro verip kadınlarla birlikte olabiliyor. Ben ‘Bekarım kime ne?’ deyince de yargılanıyorum. Bunları ortaya dökmek hoş değil ancak beni bu noktaya onların yargısız infazı getirdi.”

Müge Anlı/Vatan

YORUM