NASA’ya çağrı!

Bir araştırmada, NASA’nın dünya dışında üreyebilmenin mümkün olup, olmadığını anlayabilmek için 'uzay seksolojisi' konusuna yatırım yapması gerektiği söylendi.

Uzmanlar, NASA, diğer uzay ajanslarından, astronotların uzayda seks araştırmalarını teşvik etmek için daha fazlasını yapmaları istendi. Uzmanlar, evreni keşfederken, uzayda nasıl üreyebileceğimizi de bulmamızın lazım olduğunu söyledi.

Yeni bir çalışma, şimdi Birleşik Krallık Uzay Ajansı’nın dünya dışı yakınlığın bilimsel çalışması olarak tanımlanan “uzay seksolojisini” ciddi şekilde keşfetmeye başlaması için çağrıda bulundu.

Boffins, devlet kurumlarının ve şirketlerin, uzayda seksin nasıl olabileceği ve insanların ana gezegenimizin dışında üreyip üreyemeyeceğini araştırmaya başlamasını istiyor.

Araştırmanın, uzay araçlarında, istasyonlarda veya yerleşim yerlerinde sağlıklı, zevkli samimi yaşamların nasıl inşa edileceğine dair bir fikir sağlamaya yardımcı olacağını düşünüyorlar.

Araştırmacılar, “insanlık yeni bir uzay araştırmaları çağına giriyor.”

“Ulusal ajanslar ve özel şirketler, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), Ay, Mars ve ötesine çeşitli misyonlar yürütüyor.

“Bu görevler araştırma yapmayı, stratejik askeri ve politik-ekonomik pozisyonları işgal etmeyi, kaynakları sömürmeyi, uzay turizmini desteklemeyi ve güneş sistemimizi yerleştirmeyi amaçlıyor.” Milyarderler Elon Musk ve Jeff Bezos, şirketleri SpaceX ve Blue Origin ile olasılıkları keşfetmeye çalıştıkça, uzay yolculuğu son yıllarda daha fazla ilgi görmeye başladı.

NASA, uzayda hiç kimsenin seks yapmadığını ve dünya dışı aşk ihtiyaçlarının ajanslar tarafından genellikle göz ardı edildiğini iddia ediyor.

Makale şunları ekliyor, “Uzayda yolculuk eden bir uygarlık olarak, genişlememizin bir sonraki bölümü yeni bir bakış açısı gerektiriyor, İnsanların mahrem ve cinsel ihtiyaçlarını tam olarak kabul eden ve uzayın insan erotizmine dayattığı kısıtlamaları doğrudan ele alan bir bakış açısı.”

“Uzay kuruluşlarının, uzay araştırmalarına ve insan araştırma programlarına yaklaşım biçimleriyle ilgili bir paradigma değişikliğine ihtiyacı var.

“Aksi takdirde, astronotların ve gelecekteki uzay sakinlerinin sağlığını ve esenliğini bozma, görev başarısını tehlikeye atma ve mutsuz ya da yerine getirilmemiş uzay vatandaşları haline gelme riskimiz var.”

YORUM