Tüpraş'tan Sabah'a sert yanıt: Çamur at izi kalsın -Süper Kulüp

29 Ekim 2020 - 14:12

Tüpraş’tan Sabah’a sert yanıt: Çamur at izi kalsın

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, bugünkü köşesinde “Akaryakıtta İndirim Oyunu” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Konuyla ilgili olarak Tüpraş’tan Sabah gazetesine çok sert bir yanıt geldi.

Tüpraş’tan Sabah’a sert yanıt: Çamur at izi kalsın
Son Güncelleme :

23 Eylül 2020 - 22:52

Güngör, Koç Grubu’na ait Tüpraş’ın benzin fiyatlarına zam geleceği gün dağıtım şirketlerine kota uyguladığını iddia etmişti.

Güngör, yazısında benzin fiyatlarına yapılan zam ve indirimlerle ilgili Tüpraş’ı suçlamıştı.

CEVAP GELDİ

Konuyla ilgili olarak Tüpraş’tan Sabah gazetesine çok sert bir yanıt geldi.

Açıklamada, Dilek Güngör’ün iddiaları için “tamamen gerçek dışıdır” denirken, “Pandemi gibi çok zorlu bir süreçte, olağanüstü bir özveri ve gayretle gece gündüz çalışırken, akaryakıt dağıtım şirketlerine kota uyguladığımız ve adeta keyfi fiyatlama politikaları yürüttüğümüz gibi çirkin iddialar kabul edilemez” diye belirtildi.

“Halka açık bir şirket olarak, üretim ve dağıtım süreçlerimiz dâhil tüm faaliyetlerimizi olması gerektiği gibi en şeffaf şekilde yürütmekteyiz. Tüm satış ve fiyatlama politikamız da yasal düzenlemeler içinde gerçekleşmektedir” denilen açıklamada, “Hiçbir araştırma yapılmadan ve tarafımıza sorma ihtiyacı duyulmadan ‘Çamur at izi kalsın’ yaklaşımıyla ortaya atılan bu asılsız iddialar sadece şirketimize ve yatırımcılarımıza değil en büyük zararı Ülkemize vermektedir” diye ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, hukuki yollara başvurulacağı da vurgulandı.

Tüpraş’ın açıklaması şu şekilde:

Bugün (23 Eylül 2020 tarihli) Sabah Gazetesi’nde Dilek Güngör imzasıyla yayınlanan “Akaryakıtta İndirim Oyunu” başlıklı yazıda Tüpraş’a yöneltilen iddialar tamamen gerçek dışıdır. Pandemi gibi çok zorlu bir süreçte, olağanüstü bir özveri ve gayretle gece gündüz çalışırken, akaryakıt dağıtım şirketlerine kota uyguladığımız ve adeta keyfi fiyatlama politikaları yürüttüğümüz gibi çirkin iddialar kabul edilemez.

Vurgulamak isteriz ki;

-Halka açık bir şirket olarak, üretim ve dağıtım süreçlerimiz dâhil tüm faaliyetlerimizi olması gerektiği gibi en şeffaf şekilde yürütmekteyiz. Tüm satış ve fiyatlama politikamız da yasal düzenlemeler içinde gerçekleşmektedir.

-Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili Yönetmeliklere göre belirlenen fiyat politikaları Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) ve diğer ilgili kamu kurumları tarafından yakından takip edilmektedir. Hatta uzunca bir süredir fiyat ayarlamaları kamu kurum ve kuruluşlarının mutabakatı sonrasında gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla asılsız iddialarla okuyucuların yönlendirildiği şekilde indirimlerin yetersiz ya da geç yapılması gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.

-Hatta yıl başından bugüne vergisiz pompa fiyatları karşılaştırıldığında Avrupa ülkelerinden çok daha hızlı ve çok daha yüksek indirimler yapılmış olup; mevcut fiyatlandırma metodolojisi rafinerimizi Avrupa rafinerilerine karşı haksız rekabete maruz bırakmaktadır.

İlaveten belirtmek isteriz ki;

-Rafineriler doğası gereği belli koşullar altında çalıştırılması gereken büyük sanayi tesisleri olup, dur kalk yaparak çalıştırılması mümkün değildir. Bu nedenle de rafinerilerin çalışma programları uzun vadeli olarak ele alınmakta ve planlanmaktadır.

-Her yıl Kasım-Aralık aylarında müşterilerimiz olan dağıtım şirketlerinden tüm rafinerilerimiz ve satış noktaları için takip eden yıla ilişkin ürün talepleri alınmakta ayrıca müşterilerimiz 3 aylık ve aylık dönemlerde ürün taleplerini belirli yüzdelerle revize edebilmektedirler. Müşterilerimizin bu taleplerine göre de her bir müşterimizin günlük alım miktarları oluşmaktadır.

-Zamdan önce daha uygun fiyattan alım yapabilmek amacıyla günlük alım programlarının 5-10 katına varan taleplerle karşılaşmaktayız. Bu gibi durumlarda bile üretim, stok ve lojistik imkânlarımız elverdiği ölçüde ve her müşteriye eşit mesafede kalacak şekilde taleplere cevap vermekteyiz.

-Yalnızca, üretim ve stoklarımızın yetersiz kaldığı ya da lojistik olarak mümkün olmayan durumlarda, günlük baz talepleri dikkate alınarak, her müşteriye eşit mesafede durularak oransal olarak karşılanmaktadır.

-Hâl böyleyken yazıdaki keyfi olarak müşteri taleplerini karşılamadığımız iddiası son derece haksız ve mesnetsizdir.

Hiçbir araştırma yapılmadan ve tarafımıza sorma ihtiyacı duyulmadan “Çamur at izi kalsın” yaklaşımıyla ortaya atılan bu asılsız iddialar sadece şirketimize ve yatırımcılarımıza değil en büyük zararı Ülkemize vermektedir.

Tüm gerçek dışı iddialar karşısında hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi saygılarımızla kamuoyunun bilgisine sunarız.”

NE DEMİŞTİ

Dilek Güngör’ün yazısı ise şu şekildeydi:

Günlerdir düşünüyorum. Karadeniz’de gazı bulduğumuz gibi yarın öbür gün Doğu Akdeniz’den petrol müjdesini duyarsak…

Malum, petrolü işleyecek iki şirket var. Biri Star Rafinerisi, diğeri Tüpraş… Socar’ın Star Rafinerisi Azerbaycan petrolünü işliyor. Koç’un şirketi Tüpraş’ın Batman, İzmit, İzmir ve Kırıkkale’de rafinerileri var. Pazarın hakimi… Star rafinerisine göre işleme kapasiteleri oldukça büyük… Hemen hemen her tür petrol ve türevlerini işleyebiliyorlar.

 

Farkındaysanız, ikisi de özel sektör şirketi… (Türkiye Varlık Fonu, Adana Ceyhan’da 10 milyar dolar yatırımla rafineri ve petrokimya tesisi kurmayı planlıyor. Ama bu rafinerinin kurulması en az 5 yıl gibi bir zaman alabilir)

Ne zararı var demeyin.

Anlatacaklarımı dinleyin.

Biliyorsunuz, petrol küresel piyasalarda düştükçe ya da yükseldikçe Türkiye’deki rafinelerde fiyatlar yeniden belirleniyor. Akdeniz piyasası baz alınarak, 3 günlük ortalama petrol fiyatı ve dolar kuruna göre, belirli bir formül dahilinde oluşturulan fiyatlara diyeceğim yok.

Ama misal, önce yüklü bir zam yapıyorlar, arkasından daha az bir indirim geliyor. Sanki, ‘zamdan indirim’ oluyor! Şirketler kendilerini “Akdeniz piyasasında üçer günlük ortalamaları alıyoruz” falan diye savunabilir. Fakat bakıyorsunuz, petrol ve dolarda aşırı bir hareket yokken bile benzin fiyatları artabiliyor.

Üstelik, daha da vahim bir durum var.

Bunu piyasadaki aktörler anlatıyor.

6-7 aydır Tüpraş’ın benzin fiyatlarına zam geleceği gün dağıtım şirketlerine kota uyguladığı iddia ediliyor. Şöyle ki, zammın geleceği gün Tüpraş’ın ‘dolum limiti doldu, tank değiştiriyoruz, teknik arıza var’ diyerek sudan bahanelerle dağıtım şirketlerine ve bayilere zammın geçerli olacağı saat olan 24:00’e kadar petrol verilmediği belirtiliyor.

Bu iddiaların rekabet hukuku açısından incelenmesi gerekir.

Zira, milli enerji kaynaklarını bulduğumuza sevinirken, özel sektör şirketlerinin kâr hırsına kurban gitmeyelim! Hani derler ya, kurda kuzuyu teslim etmeyelim.”