Halkın Dini ve Manevi Değerleri Üzerinden Para Topluyorlar
Türkiye, son dönemde sosyal medyada büyük yankı uyandıran bir "şifa dolandırıcılığı" iddiasıyla sarsıldı.
İsmini "şifacı" olarak tanıtan Ünal Güner, düzenlediği bireysel seanslar ve toplu etkinliklerde vatandaşlardan astronomik ücretler talep ediyor. Güner’in bir bireysel seans için istediği ücret ise tam 129 bin TL.
Ancak olay bununla da sınırlı değil:
Güner, toplanan paraların "İbni Sina Kadim Şifa Vakfı" adlı kuruluşa bağışlandığını savunuyor. Yapılan incelemelerde, bu vakfın da bizzat kendisine ait olduğu tespit edildi. Yani bir başka ifadeyle, vatandaşlardan toplanan yüklü paralar yine dolaylı biçimde Ünal Güner’in kontrolüne giriyor.
"Evliyaların Mesajını Aktarıyorum" İddiası
Güner, şifa seanslarını sadece bireysel terapilerle sınırlamıyor.
Geçtiğimiz günlerde Bursa’da bulunan Emir Sultan Türbesi'nde düzenlediği etkinlikte, yanındaki bir kadına "evliyaların mesajlarına aracılık" ettiğini öne sürdü.
Kadına şu sözlerle hitap ettiği görüntüler sosyal medyaya yansıdı:
"Evliyaların mesajı vardı. Bir aracıdan bir iki cümle dinlemeniz icap ediyordu. Şimdi kapat gözlerini. Onlara akıtılan, aktarılan güzellikler dillensin. Bu sohbetin, bu muhabbetin, bu buluşmanın bilgisi, bilgeliği nedir? Kalbin direnişin, gönlünüzü açın."
Bu sahne özellikle dini duyguların açıkça istismar edilmesi eleştirileriyle karşılaştı.
Bir Seansın Ücreti: 129 Bin TL
Ünal Güner’in bireysel seanslardan aldığı ücret ortalama bir vatandaşın yıllık gelirini aşacak düzeyde:
-
Seans ücreti: 129.000 TL
-
Toplu etkinlik katılımı: 5.000 TL ila 10.000 TL arasında değişiyor.
-
Özel programlar: 250.000 TL'ye kadar çıkabiliyor.
Bu paraların İbni Sina Kadim Şifa Vakfı’na "bağış" olarak aktarıldığı söyleniyor. Ancak vakfın resmi kayıtlarına bakıldığında, vakıf yönetiminin tamamen Ünal Güner ve yakın çevresinden oluştuğu görülüyor. Yani toplanan bağışlar, herhangi bir kamu yararına hizmet etmek yerine şahsi servet gibi değerlendiriliyor.
Hukuki Açıdan Ne Anlama Geliyor?
Hukukçulara göre olay birkaç başlık altında değerlendirilebilir:
-
Dini Değerleri İstismar:
Türk Ceza Kanunu'na göre bir kişinin dini inanç ve duygularını kullanarak maddi çıkar elde etmesi suç kapsamına girebilir. -
Dolandırıcılık:
Yanıltıcı vaatlerle, sahte vaatlerle para toplamak doğrudan dolandırıcılık suçuna girer. -
Vakıf Dolandırıcılığı:
Eğer bir vakıf amacına uygun şekilde faaliyet göstermiyorsa veya sahte belgelerle bağış topluyorsa, Vakıflar Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlarla karşılaşabilir.
Sosyal Medyada Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor
Ünal Güner’in yöntemleri sosyal medyada büyük öfkeye yol açtı.
Bazı sosyal medya kullanıcılarının yorumları şöyle:
-
"Şifa satılıyor! Hem de 129 bin TL’ye…"
-
"İnsanların inançlarını kullanarak para kazanmak rezilliktir."
-
"Bu işler neden denetlenmiyor?"
-
"Devletin artık bu sahtekarlıklara dur demesi lazım!"
Bazı kullanıcılar doğrudan Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması gerektiğini de dile getirdi.
Şifa Sektöründe Başka Skandallar da Yaşanmıştı
Bu tür olaylar Türkiye’de ilk kez yaşanmıyor.
Daha önce de:
-
"Enerji şifası",
-
"Karma temizliği",
-
"Bioenerji" gibi başlıklarla yüksek paralar talep eden şarlatanlar deşifre edilmişti.
Ancak her defasında farklı isimler ve yöntemlerle yeniden sahneye çıkıyorlar.
Bu olay, halkın maneviyatına olan bağlılığını istismar eden kişilere karşı çok daha sıkı bir yasal düzenleme ve denetim ihtiyacını bir kez daha gözler önüne serdi.
Günümüzde artan "şifa" adı altında yapılan sahtekârlıklar karşısında vatandaşların dikkatli olması büyük önem taşıyor.
İşte sahte şifacıları tanımanın bazı önemli ipuçları:
1. Yüksek Ücret Talebi
Gerçek bir ruhani veya manevi destek veren kişi astronomik ücretler talep etmez.
Bir seans için yüz binlerce lira isteniyorsa, amaç şifa değil, para toplamaktır.
2. Mucize Vaatleri
Sahte şifacılar genellikle "kesin iyileşme", "3 seansta kurtuluş", "evliyaların mesajı" gibi bilim dışı vaatlerde bulunur.
Unutmayın: Gerçek sağlık süreçleri zaman alır ve garantisi yoktur.
3. Bağış Adı Altında Para Toplama
"Bağış yapıyoruz" diyerek toplanan paraların izini sürün.
Bağış toplanan vakıf veya derneklerin yasal kaydı var mı, faaliyet raporları açık mı mutlaka kontrol edin.
4. Bilim ve Dini Değerleri Kullanmaları
Şarlatanlar bazen bilimsel terimler ("enerji temizliği", "biyoakış düzenleme") bazen dini duyguları ("evliya bağlantısı", "manevi enerji aktarımı") kullanarak insanları ikna etmeye çalışır.
Gerçek bilim ve din, böyle ticari şovlara alet edilmez.
5. Şeffaflık ve Yasal Yetki
Gerçek terapistler, psikologlar, psikiyatristler veya sağlık uzmanları açık kimlikleriyle, resmi belgeleriyle çalışırlar.
Kimlik, yetki belgesi, ruhsat veya diploma sormaktan çekinmeyin.
Özetle:
İnançlarınıza saygı duyan,
size bilimsel ve etik sınırlar içinde yardımcı olmaya çalışan kişilere güvenin.
Kısa yoldan mucize vaat eden, yüksek ücretler isteyen, belgelerini göstermeyen kişilerden uzak durun!