Bitcoin hareketlerinin hisse senetleriyle korelasyonu “orta derecede güçlü” olarak ölçülürken, bu durum kripto para birimlerinin merkeziyetsizliğini tartışmaya açtı.

Matematiksel formüllerle hesaplanan, farklı varlık sınıflarının birbirleriyle olan ilişkisini ölçen “korelasyon” açısından değerlendirildiğinde, Bitcoin’in teknoloji ağırlıklı hisse senetleri içeren Nasdaq borsasıyla 90 günlük korelasyonu TradingView verilerine göre geçtiğimiz eylülde 0,5’in üzerinde ve “orta derecede güçlü” olarak ölçüldü. ABD Merkez Bankası Fed başta olmak üzere farklı ülkelerdeki merkez bankalarının faiz kararlarından, ABD’den gelen istihdam ve büyüme gibi makro ekonomik verilerden etkilenen kripto para birimleri, S&P 500 ve Nasdaq Bileşik gibi hisse senedi endeksleriyle uyumlu düşüş ve kazançlar görmeye başladı. Kripto para birimlerinin de küresel piyasa koşullarına, jeopolitik gelişmelere ve uluslararası ilişkilere en az Hisse senetleri ve emtialar kadar duyarlı hale gelmesi, kriptoların en büyük değeri olarak görülen merkeziyetsizlik kavramını tartışmaya açtı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan kripto para borsası MEXC Mali İşler Müdürü Kevin Yang, “Kripto yatırımcıları da tıpkı hisse senedi yatırımcıları gibi, makro gelişmelere tepki veriyor. Para edinme maliyetlerinin arttığı, büyüme beklentilerinin düştüğü ve küresel enflasyonun zirvelerini koruduğu bir dönemdeyiz. Kriptolardaki düşüşü hisse senetleriyle kurulan ilişki üzerinden değil, resesyon beklentilerinin hüküm sürdüğü küresel makro görünüm üzerinden açıklamak daha doğru olacaktır” dedi.

“KRİPTOLARDAKİ DÜŞÜŞ, PARASAL SIKILAŞMANIN BİR SONUCU”

CoinDesk tarafından hazırlanan bir raporda 2021’in neredeyse tamamı için Bitcoin’in S&P 500, altın, ABD doları ve tahvillerle korelasyonunun -0,2 ila 0,2 arasında kaldığı, bir diğer deyişle ilişkisiz olduğu görüldü. Kriptoların hisse senetlerine ve diğer varlıklara ilişkisinin bir anda ortaya çıkan bir olgu olamayacağını söyleyen Kevin Yang, “Fed’in faiz artışları ABD dolarını pek çok para birimine karşı güçlendiriyor. Doların güçlü olması petrolü denizaşırı alıcılar için pahalı hale getiriyor ve arz kesintilerine rağmen petrol fiyatlarında gerileme durdurulamıyor. Altın, Rusya ve Ukrayna arasında yükselen tansiyona rağmen pek çok yatırımcı için dolara kıyasla ‘güvenli limanlar’ arasında sayılmamaya başlıyor. Tüm bunlar nakit tutmayı daha anlamlı hale getiriyor ve hisse senetleri de kripto para birimleri de arka arkaya gelen satışlarla düşüyor. Dünyaca ünlü yatırımcılardan Ray Dalio'nun dahi nakit para tutmakla ilgili görüşlerini değiştirdiği ve nakit tutmayı anlamlı bulduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu durum kriptoların merkeziyetsizliğinden ödün verdiğine değil, dünya çapında uygulanan parasal sıkılaşmanın etkilerine işaret ediyor. Piyasa koşulları normale dönerse, Bitcoin gibi kripto para birimleri de tıpkı 2021’deki gibi geleneksel yatırım araçlarından ve makro göstergelerden bağımsız bir hareket alanına kavuşabilir” dedi.

BİTCOİN’İN 90 GÜNLÜK OYNAKLIĞI, ARALIK 2020’DEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE

Kripto para birimlerinin bugüne kadar en çok eleştirilen yönünün oynaklık olduğunu belirten Yang, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Bitcoin, tüm bu eleştirilere rağmen bu ay içinde 90 günlük oynaklık açısından Aralık 2020’den bu yana en düşük seviyelerini kaydetti. Veri izleme platformu Laevitas’a göre Bitcoin’in üç ay boyunca fiyat türbülansı beklentileri dört ayın en düşük seviyesine ulaştı. Hisse senedi piyasalarına ilişkin Oynaklık Endeksi VIX ise 2008 finansal krizinin yaşandığı dönemle benzerlikler gösterdi. Merkez bankalarının şahin duruşu ve inatçı enflasyon sürdükçe, piyasalardaki endişeyi izlemeye devam edeceğiz. Yine de bu kripto paraların merkeziyetsizliğini ve blokzinciri teknolojisinin sunduğu yeni finansal dünyanın değerini düşürmüyor. ”