Marmaray Süreyyapaşa İstasyonu'nda dün saat 16.45 sıralarında, iki çocuğuyla seyahat eden Deniz E. ile bir kadın yolcu arasında yer verme yüzünden tartışma çıktı. Tartışma sırasında, E.D. (50) adlı yolcu, Deniz E.’yi darp etti. Ardından, İ.A. isimli bir başka yolcu olaya müdahale edince kavga daha da büyüdü.
Trenin durağa yaklaşmasıyla tartışmaya burada devam eden taraflar, çevredekilerin müdahalesine rağmen kavganın şiddeti arttı. Korkan çocuklar ise duraktaki kadın yolcular tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. O anlar, bir yolcu tarafından cep telefonu ile kaydedildi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri, kavgada burnu kırılan Deniz E.’yi hastaneye sevk etti.
Deniz E.'nin şikayeti üzerine, şüphelilerden İ.A. olay yerinde yakalanırken, E.D. ise yapılan çalışmalar sonucu daha sonra gözaltına alındı. Gözaltına alınan İ.A., sorgusunun ardından adli makamlarca serbest bırakılırken, E.D. "kasten yaralama" suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanan E.D., cezaevine gönderildi.
Marmaray’daki kavgaya tanıklık eden gazeteci Fuat Kozluklu, olayın sadece görüntülerde görüldüğü gibi olmadığını belirterek dikkat çeken bir iddiada bulundu. Olayın öncesini ve sonrasını anlatan Kozluklu, yaşananların daha derin bir arka plana sahip olduğunu vurguladı. Kozluklu, şu ifadeleri kullandı: "Dün öğleden sonra Marmaray’da yaşanan bu kavgaya şahit oldum ve vicdani bir sorumluluk olarak tanıklığımı paylaşmak istiyorum. Konunun bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştim."
Kozluklu, olayın başladığı anları anlatırken şunları söyledi: "Mesele, görüntülerde izlenenden çok daha fazlası. Kavgadan önce, ben bir gazeteci olarak video kaydetmeye başladım. Ama önemli olan, öncesinde yaşananlar. İki çocuğuyla seyahat eden bir adam, telefonla konuşan genç kadına, 'Burada niye duruyorsun? Çocuklarımla geçmeye çalışıyorum, zorlanıyorum. Ayakları takılıp düşselerdi?' diye çıkıştı."
Kozluklu, vagonun kapısındaki kalabalığın geçişi engelleyecek kadar yoğun olmadığını da belirtti: "Genç kadın özür diledi, ama kapının ortasından rahatça geçilebiliyordu. Vagon içinde sürekli olarak insanlar duruyor; kimisi birkaç durak sonra inecek, kimisi fotoğraf çekiyor, kimisi de dışarıyı izliyor. O an, çocuklu adamın geçişini zorlaştıracak bir kalabalık yoktu."
Sonrasında, kavgaya dönüşen anları anlatan Kozluklu, "Adam, trene bindikten ve kapılar kapandıktan sonra birkaç dakika boyunca kadına bağırmaya devam etti. Kadın ağlamaya başladı ve yolcular adamı defalarca uyararak 'Yeter artık sus, konuyu kapat' dediler. Bu durum yaklaşık 5-6 dakika sürdü," dedi. Bu açıklamalar, olayın yalnızca görüntülerde görülen kısmıyla sınırlı olmadığını ve farklı bir boyut taşıdığını gözler önüne seriyor.
Ne yazık ki, çocuklarının elini tutan adam durmaya devam etti ve ağlayan genç kadının durumuna daha da tepki gösterdi. Bu durumu gören iki kişi, "Yeter artık, neyi büyütüyorsun?" gibi sözlerle adama doğru yürüyerek müdahale etti. Ben de cep telefonumun kamerasını açıp olanları kayda almaya başladım.
Marmaray durağa yaklaşırken, tutuklanan kişi, çocuklu babaya "Çık dışarı!" diyerek yumruk attı ve vagondan indi. Trenin hareket etmesiyle birlikte, diğer genç adam da söylenerek burnu kırılan kişiye yaklaşarak onu itti. Taraflar Süreyya Plajı durağında indi ve adamın burnundan yoğun şekilde kan geliyordu. Herkes büyük bir şok içindeydi. Marmaray güvenlik ekipleri hızla olay yerine geldi. Burnu kırılan adam, kendisine saldıran mavi gömlekli gençten şikâyetçi olduğunu bağırarak duyurdu. Ardından, genç adam kız arkadaşıyla konuşarak uzaklaşırken, burnu kırılan adam peşinden koşarak ona yumruk attı.
Sonrasında Marmaray hareket etti ve olay yerinde sakinlik sağlandı. Benim tanıklığım bu kadardı. Umarım, her iki taraf da öfkelerinin etkisiyle hatalar yapmış olsalar da, bu tatsız durum daha fazla büyümeden sonlanır. Her gün toplu taşıma araçlarında seyahat ettiğim için gözlemlediğim kadarıyla, öfke kontrolü konusunda ciddi sıkıntılarımız var.