Avukat Rezan Epözdemir hakkında yürütülen rüşvet soruşturmasında tanık ifadeleri ve medya haberleri, Bakırköy dönemindeki eski savcı Cengiz Çallı ile başladığı iddia edilen yakın ilişkinin geniş çaplı bir rüşvet — nüfuz — çıkar ağına dönüştüğünü işaret ediyor. Tanık ifadelerine göre, bu ağın Bodrum’daki ultra lüks Vogue Hotel Supreme Bodrum ile rant-kayırma ilişkileri, mahkeme ve UYAP erişimlerinin suiistimali, araçlara el konulması ve serbest bırakma karşılığında para transferleri gibi somut iddiaları bulunuyor.
Soruşturmanın başlangıç noktası olarak anılan “makaron kaçakçılığı” soruşturması sırasında, dönemin Bakırköy adliyesinde görevli olan savcı Cengiz Çallı’nın 2021’de meslekten ihraç edildiği biliniyor. Epözdemir’in dosyalarla ve Çallı ile adı bu vaka üzerinden ilişkilendiriliyor.
Tanık ifadeleri: Atalay Demirbaş’ın iddiaları
-
Makaron soruşturması hükümlüsü Atalay Demirbaş, “tanık” sıfatıyla verdiği ifadesinde, Epözdemir–Çallı ilişkisini ve organize rüşvet düzenini ayrıntılı şekilde anlattı.
-
Demirbaş, el konulan lüks bir aracın üzerindeki şerhin kaldırılması karşılığında 50 bin Euro verildiğini; başka bir tahliye için 150 bin dolar aktarımının yapıldığını iddia etti.
-
Ayrıca, Çallı’nın makamındaki UYAP erişimine Epözdemir’in kolayca ulaşabildiği ve bu yolla kişisel veriler, dosya sorgulamaları yaptığı yönünde beyanlar var. Bu durumu tanık, “Rezan adliyede Cengiz’in odasına rahatça girip çıkıyordu; UYAP’ta sorgulamalar yapıyordu” diye aktarıyor.
Vogue Hotel Supreme Bodrum iddiası — rant ve erişim engelleme
-
Tanık ve haber kaynaklarına göre Epözdemir’in Bodrum’daki bazı otel sahipleriyle çıkar ilişkisi bulunduğu, Vogue Hotel hakkında çıkan olumsuz haberler için savcı Çallı aracılığıyla erişim yasağı (erişim kararı) aldırıldığı iddia ediliyor. Ayrıca Epözdemir ile Çallı’nın aynı otelde tatil yaptığı da öne sürüldü. Bu iddialar, otel-vakfı-rant ilişkisinin soruşturma kapsamına dahil edildiğini gösteriyor.
Somut iddialar — para trafiği ve aracı teslimleri
-
Tanık ifadelerinde geçenler özetle:
-
Bazı lüks araçların el konulup, şerhlerin kaldırılması karşılığında doğrudan nakit (Euro / Dolar) verildiği. (örnek: 50 bin Euro)
-
Belirli tahliyeler için aracı paraların savcı Çallı kanalıyla organize edildiği ve bunun içinde 150 bin dolar rakamı geçtiği.
-
5) UYAP ve kişisel veri suiistimali iddiası
-
Tanık ifadesi, Epözdemir’in savcının ofisinde ve UYAP ekranında yetkisiz sorgulamalar yapabildiğini; kişisel adres/kimlik bilgileri gibi hassas verileri elde ettiğini söylüyor. Bu, suç organizasyonunun yargı-soyut erişim ayağını gösteriyor ve iddiaların ciddiyetini artırıyor.
Vogue Hotel Supreme Bodrum’un Sahibi Turan Avcı Hakkında Servet ve Satın Alma İddiaları
1979 doğumlu Turan Avcı, iş dünyasına henüz 19 yaşında bavul ticareti ile adım attı. Ancak bugün geldiği nokta, milyon dolarlık otel zincirlerinin sahibi olması, kamuoyunda “bu kadar kısa sürede bu servet nasıl oluştu?” sorusunu beraberinde getirdi.
Sektör kulislerinde, Turan Avcı’nın yükselişinin arkasında köylüsü ve ünlü turizm patronu, Rixos Otelleri’nin sahibi Van’lı Fettah Tamince’nin olduğu sıkça dile getiriliyor. Tamince’nin geçmişteki vergi kaçakçılığı, siyasi ilişkiler ve tartışmalı yatırımlar nedeniyle adı sık sık skandallara karışmıştı.
Paramount Otel Satışı ve Çek Krizi
Skandallarla gündeme gelen Paramount Otel, ilk sahibi Ural Ailesi’nden 2017 yılında el değiştirdi. O dönem otelin varisi Victoria Yasemin Ural, satış sürecine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ural, satış karşılığında kendilerine verilen 40 milyon dolarlık çekin, Turan Avcı’nın değil, onun yanında çalışan bir Rus şahsın imzasını taşıdığını ve bu çekin de karşılıksız çıktığını söyledi.
Bu iddialar, otelin satış bedeli ve ödeme yöntemleri konusunda soru işaretlerini artırdı.
Satış Bedelinde Çelişkili Açıklamalar
Turan Avcı ise medyaya verdiği demeçlerde Paramount Otel’i 80 milyon dolara satın aldığını açıkladı. Ancak Ural Ailesi’nin iddiaları, bu rakamın ve ödeme sürecinin doğruluğu konusunda ciddi şüpheler yarattı.
İlişkiler ve Servet Kaynağı Soru İşareti
Turizm sektöründe, Avcı’nın büyük çaplı yatırımlar yapabilecek finansal güce kısa sürede ulaşmasının ardında güçlü iş çevreleriyle olan ilişkilerinin bulunduğu, özellikle Fettah Tamince ile olan yakın bağının bu süreçte belirleyici olduğu iddia ediliyor.
Bugün Vogue Hotel Supreme Bodrum, lüks turizm sektöründe önemli bir marka olarak öne çıkarken, otelin sahibi Turan Avcı’nın geçmiş ticari faaliyetleri, finansal kaynakları ve satış sürecindeki iddialar hâlâ netliğe kavuşmuş değil.
Peki; Vogue Hotel’in sahibi kim?
Ünlü turizmci ve iş insanı Turan Avcı.
Tombul Jos’un banka hesabında işlem yapma yetkisi alan Cem Avcı, Turan Avcı’nın yeğeni. Ayrıca Vogue Hotel’in Genel Müdür yardımcısı. Uyuşturucu baronu Tombul Jos’un Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak için Bodrum’da bir otel satın aldığı Fesih Avcı ise Turan Avcı’nın kardeşi. Ayrıca Turan Avcı’nın sahibi olduğu Vogue Hotel’i de bünyesinde barındıran BYT Peyzaj Hafriyat İnşaat ve Turizm Şirketi’nin ortağı. Tombul Jos’un banka hesaplarında işlem yapma yetkisi alan Mehmet Gökcan Baykaldı da BYT Şirketi’nin çalışanı olarak görünüyor. Yani Tombul Jos, Turan Avcı’nın sahibi olduğu Vogue Hotel’de kiraladığı lüks villalarda kalmış ve bu sırada otel sahipleriyle yüz binlerce euroluk ticaret ilişkisine girmiş. Bu alışveriş sayesinde Türk vatandaşı olmak için koşulları hazırlamış.
Tombul Jos'a verilen ikamet izni
Tombul Jos, ikamet izni aldıktan sonra vatandaşlık için bekliyordu. Ancak Hollanda onun hakkında Interpol Mavi Bülteni çıkarttı. Yani; yerinin tespit edilip Hollandalı makamlara bildirilmesi gerekiyordu. Muğla Göç İdaresi, onun geçici ikamet iznini iptal etti. Vogue Hotel’deki villasına gelen polisler, Tombul Jos’a 10 gün içinde Türkiye’yi terk etmesi gerektiğini söyledi. Özel jetiyle İstanbul’a giden uyuşturucu baronu, avukatlarının başvurusuyla bu kararın yürütmesini durdurdu. Kısa süre sonra Tombul Jos, yine Vogue Hotel’deki villasında gözaltına alınıp geri gönderme merkezine götürüldü. ‘Yürütmeyi durdurma’ kararı sayesinde aynı gün buradan çıktı ve lüks otele geri gördü. Yani; Kırmızı Bülten ile yakalama kararı çıkmasından kısa süre önce Tombul Jos serbest bırakıldı. Bir daha da yakalanmadı. Ancak artık Türk vatandaşı olamayacaktı.
MASAK raporunda ortaya konulan bu para trafiğine ve belgelere karşın Tombul Jos’un ve Davor Trajkovic’in hesaplarında işlem yetkisi olan Cem Avcı ile Mehmet Gökcan Baykaldı hakkında takipsizlik kararı verildi. Vatandaşlık için Hollandalı barona otel satan Fesih Avcı hakkında da dava açılmasına gerek görülmedi. BYT Peyzaj Hafriyat İnşaat ve Turizm Şirketi’nin sahibi Turan Avcı, otelinde Hollandalı Baron’a ev sahipliği yapmış, çalışanları ise banka ve vatandaşlık işlerini yapmıştı. Onun hakkında soruşturma bile açılmadı. Sırp uyuşturucu kaçakçısı ile bankalar üzerinden 600 bin dolarlık alışveriş yapan Baki Kayan da soruşturulmadı.
Yani; bu isimler, delillere karşın 51 sanıklı, Türkiye’nin en büyük baronlar davasında sanık bile olmadı.
Bu takipsizlik kararı; Türkiye’nin en büyük baronlar davasında tüm sanıkların tahliye edilmesinden daha büyük bir skandal olarak yorumlanıyor.
Turan Avcı, Tamince’nin eski ortağı
Turan Avcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın isimlerden Fettah Tamince’nin eski ortağı. Turan Avcı, Fettah Tamince gibi Vanlı ve hayat hikayesi ona çok benziyor. Genç yaşta Rusya’ya çalışmak için gitti. Tamince gibi Rusya’da otellere, büyük alışveriş merkezlerine sahip oldu ve Türkiye’ye büyük turizmci olarak döndü. AKP iktidarının koy ve kıyıları yağmalamasından çok kârlı çıktı. Tabiat Parkı olan doğa harikası Usuluk Koyu’nda 10 yıl önce Vogue Hoteli inşa etmesine yol verilmişti.
Sedat Peker’in ifşalarıyla gündeme gelen Paramount Hotel olayında da Turan Avcı’nın adı geçmişti. Otelin ilk sahibi Atilla Uras’ın kızı Yasemin Uras’ın iddiasına göre; Turan Avcı, Rus şoförünün imzası olan karşılıksız çeklerle Paramount’u satın almaya çalıştı. Sonrasında oteli Rus mafyası ile bağlantılı Botir Rahimov’a devretti. Rahimov daha sonra Türk vatandaşı olup Bahtiyar İkramoğlu adını alırken, otelin hisseleri yurt dışına kaçırıldı ve Sezgin Baran Korkmaz’a satıldı. Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD Hazinesi dolandırılarak elde edilen kara parayı bu otelde akladığı öne sürüldü. Nitekim bu otelde eski Başbakan Binali Yıldırım’ın da arasında olduğu çok sayıda siyasi, bürokrat, yargı mensubu, mafya lideri ve yandaşın kaldığı ortaya çıkmıştı."