SOMA’YI UNUTMA! 301 CAN İÇİN YAZILDI BU SATIRLAR…

Burhan Akdağ

13-05-2025 13:26

Bugün takvim 13 Mayıs’ı gösteriyor. Ama bizim için zaman, 2014 yılının o kara gününde durdu. O gün, yerin yüzlerce metre altında çalışan 301 madencimiz, bir daha gün yüzü göremedi. Göz göre göre gelen bir faciayla, umutlar, hayaller ve hayatlar kömür karasına gömüldü. Biz o gün sadece 301 işçimizi değil, vicdanımızı da kaybettik.

Bize düşen, o vicdanı yeniden bulmak... Hatırlamak, hatırlatmak ve bir daha asla demek!

Ahmet… 39 yaşındaydı. Eşiyle evlendiği gün taktığı gümüş yüzüğü hiç çıkarmamıştı. Üç çocuğu vardı. En küçüğü henüz 4 yaşındaydı. O sabah işe gitmeden önce kızına sarıldı, "akşam top oynarız" dedi. O akşam eve dönmedi. Kapısı açılmayan bir evin, sesi kesilen bir çocuğun, gözyaşını içine akıtan bir kadının hikâyesi oldu.

Mustafa… Babasının izinden gitmişti. Maden onun için bir meslek değil, kaderdi. "Ekmek parası" deyip her gün yerin altına indi. Ama Soma’da sadece ekmek değil, can da toprağa karıştı.

Hatice… Babasını kaybetti. Mezarı başında “bana verdiğin bayram harçlıklarını saklıyorum baba, belki geri gelirsin” diye fısıldadı.

Bu satırlar birer kurgu değil. Her biri, o gün kaybettiğimiz 301 candan birinin ardında kalan sessiz çığlıklar…

Ve biz ne yaptık?

Unuttuk. O günkü öfkemizi, gözyaşlarımızı, sözde hesap soruşlarımızı rafa kaldırdık. Oysa unutmamamız gerekiyordu. Çünkü unutursak, bir daha olur. Çünkü unutan toplumlar, aynı acıları yeniden yaşar.

Soma yalnızca bir maden kazası değildi. Soma; sistemin çürümüşlüğünün, ihmallerin, denetimsizliklerin, görmezden gelinmiş canların kanıtıydı. O gün madende değil, aslında hepimizin yüreğinde büyük bir göçük yaşandı.

Bugün, sadece yas tutmak için değil, sorumluluk almak için, sesimizi yükseltmek için hatırlamalıyız Soma’yı. Çocuklarına "dönmeyeceğini bilerek" veda eden babaların hatırasına sahip çıkmak için...

Her yıl 13 Mayıs’ta bir dakikalık saygı duruşu yetmez. Her fotoğraf, her isim, her hikâye; adaletin eksik kaldığı bir yerde haykırış olmaya devam etmeli.

Soma'yı unutmak, 301 madenciyi bir kez daha toprağa gömmektir.

Unutma!

Unutturma!

DİĞER YAZILARI BEŞİKTAŞ: KAHIR DOLU KOMEDİ 01-01-1970 03:00 “KAYAHAN’IN ADI, EN ÇOK KIZLARININ NEFESİNDE YAŞAR” 01-01-1970 03:00 “MECLİS TATİLDE, ORMAN NÖBETTE, MEHMETÇİK KIŞLADA!” 01-01-1970 03:00 OZAN GÜVEN MESELESİNE BİR DE BURADAN BAKIN… 01-01-1970 03:00 HÜRRİYET’TE KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ BİR KÖŞE… 01-01-1970 03:00 “UÇAK HENÜZ KALKMAMIŞTI… AMA GÖNLÜMÜZDEN BİR YILDIZ DÜŞTÜ” 01-01-1970 03:00 MUHAMMED YAKUT'UN ÖLÜMÜ VE GERİDE KALAN SORU İŞARETLERİ... 01-01-1970 03:00 SESİ GİTTİ, HATIRASI KALDI: SABRİ UGAN’A VEDA… 01-01-1970 03:00 “BİR HAYAT DAHA YALNIZLIĞA YENİLDİ” 01-01-1970 03:00 DEMİR GÖRKEMLİ’DEN BUGÜNE… ZAMANIN ACIMASIZ YÜZÜ: LATİF AKGEDİK 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEYEN FOTOĞRAFLAR, SESSİZ VEDA: EZGİ MOLA VE BİR DÖNEMİN ARDINDAN... 01-01-1970 03:00 BİR GÜZELLİĞİN SESSİZ VEDASI: NİHAL CANDAN... 01-01-1970 03:00 KELEBEK VE SESSİZLİĞİM 01-01-1970 03:00 “GÜLÜMSEYEREK DİRENDİ… SESSİZCE GİTTİ” ŞİMAL’E VEDA: BİR YILDIZ DAHA KAYDI… 01-01-1970 03:00 BARIŞA GİDEN YOL: TERÖRSÜZ BİR TÜRKİYE’DEN ÖNCE, ADALETSİZLİĞİN VE YOLSUZLUĞUN SON BULDUĞU BİR TÜRKİYE GEREK 01-01-1970 03:00 "ÜÇ FİDAN: BİR BAHARIN BOYNU BÜKÜK HİKÂYESİ" 01-01-1970 03:00 ONLAR SADECE ADAY DEĞİL, BEŞİKTAŞ’IN ONUR MUHAFIZLARIDIR! 01-01-1970 03:00 BİR VEDA, BİR HATIRA: SIRRI SÜREYYA ÖNDER 01-01-1970 03:00