Yaz mevsimi deyince akla ilk gelen yerlerden biri Bodrum…
Beyaz evleri, mavi kapıları, begonvillerle süslü dar sokakları…
Yıllardır tatilin, eğlencenin, yaz aşklarının adresi.
Ama artık bir soru giderek daha yüksek sesle soruluyor:
“Bodrum, yerli turisti küstürdü mü?”
Bir Kahve = Bir Market Alışverişi
Bir zamanlar sırt çantasını alıp pansiyona yerleşen, sabah simit-akşam gözleme ile tatil yapan yerli turist… Şimdi Bodrum sınırından geçmeye bile çekinir oldu.
Neden mi?
Çünkü artık Bodrum’da tatil yapmak, yurtdışında tatil yapmaktan pahalı hale geldi.
Ortalama bir otel geceliği: 10.000 TL
Bir beach club giriş ücreti: 1.500 TL
Bir akşam yemeği: Asgari ücretin çeyreği
Üstelik hizmet kalitesiyle bu fiyatlar çoğu zaman orantılı değil.
Lüks Etiket, Lüksmüş Gibi Yaşam
Bazı işletmeler için Bodrum artık turizm değil, bir "gösteri sahnesi".
Menüde fiyat yok, şezlongda minimum harcama sınırı var.
Çünkü asıl hedef, hizmet değil “profil”.
Yerli turist değil, jet sosyeteye oynuyorlar.
Hal böyle olunca da “ortalama tatilci” kendini dışlanmış hissediyor.
Yerli Turist Alternatif Arayışında
Yerli turistin tepkisi net:
Karadeniz yaylaları, Ege’nin daha sakin kıyıları, Akdeniz’in mütevazı beldeleri, hatta Balkanlar…
Bodrum’un bıraktığı boşluğu dolduracak onlarca yer var artık.
Çünkü insanlar sadece tatil değil, saygı görmek istiyor.
Ve en önemlisi: “Cebindeki para kadar insan” muamelesi görmek istemiyor.
Bodrum Ne Zaman Hatırlar?
Bodrum’un asıl gücü, o sıcaklığıydı.
“Merhaba” ile başlayan sohbetler, zeytinyağlı sofralar, komşu pansiyonların balkon sohbetleriydi.
Bugünse o samimiyet, VIP loca paravanlarının ardında boğuluyor.
Şimdi sormak lazım:
Yerli turisti küstüren bir turizm anlayışı, uzun vadede ne kadar sürdürülebilir?
Çünkü dolar da düşer, trendler de değişir…
Ama yerli turistin gönlü kırıldığında, onu geri kazanmak en zoru olur.
Unutmayalım… Tatil yeri, sadece manzara değil; bir duygudur. O duygu gidince, geri dönmek zor olur.