Son yıllarda kripto paraların cazibesi, yatırımcılar için hem büyük kazanç hem de büyük risk anlamına geldi. Ancak bu potansiyel kazançların gölgesinde, Türkiye’de ve dünyada hızla artan kripto para dolandırıcılığı, yüz binlerce kişiyi mağdur etti. Sistemli bir şekilde işleyen bu dolandırıcılık zincirlerinin bazıları Ponzi yapılarıyla, bazıları sahte borsa ve uygulamalarla, bazıları ise influencer aracılığıyla kandırma yöntemleriyle yürütüldü.
Yeni Nesil Ponzi: Yüksek Getiri Vaadiyle Tuzak Kurdular
Türkiye’de son zamanlarda ortaya çıkan dolandırıcılık vakalarının ortak noktası, “kesin kazanç” vadetmeleri oldu. Özellikle şu ifadelerle yatırımcılar kandırıldı:
-
“%15-20 aylık kar getirisi”
-
“AI tabanlı arbitraj sistemiyle risksiz yatırım”
-
“Cüzdanınıza 7/24 ödeme garantisi”
-
“Ünlü isimler bile bu platformda!”
Bu tarz vaatlerle binlerce kişi sisteme dahil edildi. İlk etapta küçük ödemeler yapılarak güven kazanıldı, daha sonra yüksek miktarda yatırım yapmaları teşvik edildi. Sonunda sistem çöktü veya kurucular ortadan kayboldu.
Sahte Borsalar ve Kaybolan Uygulamalar
Bazı şebekeler, yatırımcıları sahte uygulamalar üzerinden kandırdı. Gerçek bir borsa görünümü verilen bu yazılımlarda;
-
Kullanıcının parasını yatırdıktan sonra işlem yaptığı gösterildi,
-
Fakat herhangi bir blockchain kayıt altına alınmadı,
-
Kazançlar sadece ekran görüntüsünde gösterildi; çekilmek istendiğinde “bakım”, “blokaj”, “vergilendirme” gibi bahanelerle erişim engellendi.
2021'de iflas eden Thodex ve 2022'de çöküş yaşayan Smart Trade Coin, bu sistemin en bilinen örnekleri oldu.
Fenomenlerle Kurulan Güven: Sosyal Medya Dolandırıcılığı
Kripto projelerinin tanıtımı için kullanılan influencer'lar, bazen bilerek bazen bilmeyerek dolandırıcılık ağının bir parçası haline geldi. Popüler fenomenlerin "bu coini kaçırmayın", "ben de yatırım yaptım" gibi söylemleri, genç yatırımcıları sisteme çekti.
Bu projeler sonradan çöktüğünde fenomenlerin bazıları “biz de mağduruz” dese de, aldıkları reklam ücretleri nedeniyle vicdanen ve hukuken sorumlulukları tartışma konusu oldu.
Kaybedilen Miktar Korkunç Boyutta
Türkiye’de kripto dolandırıcılığıyla ilgili resmi bir toplam zarar açıklanmasa da, uzmanlar 5 milyar TL'nin üzerinde kayıptan söz ediyor.
Dünya genelinde bu rakam 2023 itibarıyla 14 milyar doları geçti.
Mağdurlar Ne Yapabilir?
-
Suç duyurusunda bulunmak: Siber Suçlarla Mücadele Dairesi’ne başvuru.
-
Platform ve transfer ekran görüntüleri: Eldeki tüm dijital izleri belgelemek.
-
Avukat desteği: Özellikle toplu dava açmak için organizasyonel destek alınmalı.
-
İnternet şikayet sitelerine kayıt: Diğer mağdurların da sesini duyurması sağlanmalı.
-
Mevzuat ve Hukuki Boşluklar
-
Türkiye'de kripto para alanında henüz kapsamlı bir regülasyon bulunmuyor. SPK ve MASAK kripto işlemlerini izlemeye almış olsa da, çoğu dolandırıcılık vakası “yasal boşluklardan” faydalanarak gerçekleşiyor. Ancak 2024 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanan "Kripto Varlık Kanunu" ile bu boşlukların büyük ölçüde kapanması hedefleniyor.
Uyarı: Kazanç Değil, Bilgiye Yatırım Yapın
Kripto dünyası, bilinçsiz yatırımcılar için bir hayal değil, bir kabus haline gelebilir. Uzmanlar her fırsatta uyarıyor: “Finansal okuryazarlığınız yoksa, kripto yatırım yapmayın. Borsa ya da coin seçerken regülasyonlara bakın. Tek bir tweet’le karar vermeyin.”
Güvende Kalmak İçin Tavsiyeler
Güvenilir, regülasyon altındaki borsaları tercih edin.
Üçüncü parti cüzdanlar kullanın.
E-posta, SMS ve sosyal medyadaki linklere tıklamayın.
“Kesin kazanç” vaat eden hiçbir platforma güvenmeyin.
Whitepaper okumadan projeye yatırım yapmayın.
Sonuç olarak:
Kripto paralar geleceğin finansal teknolojisi olabilir. Ancak dolandırıcılar da bu geleceği manipüle etmenin yollarını iyi biliyor. Bilinçli yatırımcı, hem cebini hem geleceğini korur. Bu haber de bir uyarı olarak hafızalarda kalmalı:
Kriptoyu değil, bilgiyi satın alın.